Yusuf Hoca'nın Günlüğü (1961)










1.1.1961 0 -


2.1.1961 0 -


3.1.1961 0 -


4.1.1961 0 -


5.1.1961 0 -


6.1.1961 0 -


7.1.1961 0 - Ey yüzü gül, bülbülü gül yar, senden dönmezem
Etmişem Kalu belâ ikrâr senden dönmezem
............... asâr ol yâr için ağyârına
... ol ağyâra kim ey yâr senden dönmezem.


8.1.1961 0 - Gel bizim bahçeye edelim seyran
Bülbül aşık olmuş bir güle hayran
Seni benden birgün ayırır devran
Ayrılık haline düşmeden gel gel
(Pir Sultan Abdal'dan)


9.1.1961 0 - Karalar kılmış,sevdiklerimin cümlesi,
Gelmesin Fatiha ihsanına kimse başıma
Toprak altında hiç olmazsa huzurluyum
Başıma ağlamayan hiç ağlamasın taşıma


10.1.1961 -


11.1.1961 - Kayat rüzgar esdi. Karşide meşe kışladı. Karşıya çekilmiş veziyet verdi.


12.1.1961 -


13.1.1961 -


14.1.1961 -


15.1.1961 -


16.1.1961 - Yusuf Altaş. Bu takvimi sonradan aldığımdan buralara bir şey yazamadım. İki ay kurak gitti, hiç soğuk etmedi. Sokaklarda toz oluyordu.


17.1.1961 - Sokaklara ateş koysan yanıyordu.


18.1.1961 - Kayat rüzgar esdi. Karşide meşe kışladı. Karşıya çekilmiş veziyet verdi.


19.1.1961 - Bugün kar yağmaya başladı. Bugüne kadar yağmamışdı. Yusuf Altaş


20.1.1961 - Bugün bir şey yazamadım. Camide vaaz verdim. Muhtar Oltu?dan geldiler. Karlar yağmaya başladı. (Osmanlıca)


21.1.1961 - Bugün takvim Oltu?dan geldi. Hava kayat fırtına yapdi. Ben de biraz rahatsızdım.


22.1.1961 - Bugün hava yağmadı. Bu gece Rahim Aksu?nun kerimesi Firdevs?i İbrahim Acar oğlu Osman?a gelin getirdi. Düngürci gittik. Başka bir havadis yoktur. Bu akşam burada gelin görmeye geldiler.


23.1.1961 - Bugün hava kayat soğuk. 45 derece soğuk vardı. Ayaz şiddetli oldu. Başka bir havadis yoktur. Mehmet Aslan Kotik köyünden geldi, davar almıştı. Beraber oturduk. Yusuf Altaş.


24.1.1961 - Bugün hava çok sert ve güneş. Başka bir havadis yoktur. Bene Hükam köyünden bir misafir geldi: Adı Akif.


25.1.1961 - Bugün hava sert ? Havadis yok. Şefik Mehmet Oltu?dan geldi. Osman Hafız Örük köyüne öğleden sonra gitti. Hacı ve Mehmet Aslan Oltu?ya gittiler.


26.1.1961 - Bugün İbrahim adlılar bütün Oltu?ya gittiler. Hava gayet sert. Mehmet Şimşeğin ölümü duyuldu. Bundan on beş gün evvel ölmüş.



27.1.1961


Bugün hava sisli. Başka bir havadis yoktur.


Yusuf Altaş (Topal) Hoca kimdir?
Yusuf Hoca'nın Günlüklerini Yayınlarken Bir Kaç Not







Yorum Yaz

Ä°sim:
Mesaj:  Lütfen mesajınızı giriniz! 300 karakterden fazla giriş yapamazsınız!
Güvenlik Sorusu:   "Köyümüzün Adı?"  



Yorumlar


ealtaş
16.12.2013 00:17:47

28.11.1961 tarihli günlük üstüne.
Zakir hoca bu günlükteki notu okuyarak İnönü bizim köye geldi mi diye sordu. Behice Boran köyümüze gelmiş, onu biliyoruz. Dedemin notu üzerinde 964-6-24 gibi bir başka tarih var. İşin hakikati şu: İnönü 24.06.1964 tarihinde Amerikada Yunanlılarla Kıbrıs üzerine beşinci tur müzakereleri yaptıklarını söylemiş. O tarihli Milliyet gazetesinin arşivinde bunu okumak mümkün. Buna göre günlüğün doğrusu zannediyorum şöyle: 964-6-24 Bugün İsmet Paşa: Beşinci turda müzakere yapıyoruz.




Selami Cengiz
2.10.2013 02:38:26

Rahmetli hocamızdan Allah razı olsun. Günlükleri okumaya başlayınca, bırakamıyor insan. Mükemmel bir eser köyümüzün geçmişini, kültürünü, maddi ve manevi varlıkları zenginlikleri bugün ki köylülerimize güzel bir şekilde anlatılmış. O günlerde yaşamamış olsak bile insan zihninde o günleri canlandırıp, seyrine dalıyor. Kıymetli atamıza Allah gani gani rahmet eylesin inşallah.




m.akçay
24.5.2012 17:28:48

Kıymetli Eşref Hoca, açıklaman için teşekkür ediyorum. Selam ve sevgilerimle başarıların devamını diliyorum. Bu arada Yalova Ün.ne geçtiğini duydum,doğruysa Allah hayırlı etsin




e altaş
23.5.2012 00:33:01

muhterem m akçay hocam
kanaatimce 21.05.61 deki "Bugün bücek ilacı yedim. Bucekler düşti, biraz zehmet çektim. Allah sonumi hayırlı etsin." ifadelerindeki "yedim" doğrudur.
Malum, eskiden bağırsak parazitlerine böcek derlerdi.
Hoca dedem kanaatimce onu kasdediyor. İfadelerin devamı da bu yönde olduğundan ve metinde de p olmadığından "yedim" yazıldı. Selamlar hürmetler




m. akçay
21.5.2012 10:32:06

20.05.1961 tarihli günlükte "...böcek ilacı yedim.." yanlış yazılmış. Kanaatimce doğrusu " böcek ilacı yapdım " olmalı. Rahmetli Hoca yazarken p harfi sehven yazılmamış olabilir.




yzoltuluhotmail.com
17.2.2012 11:14:04

yusuf hoca günlükleri çok güzel selamlar




Osman Çelebi
15.2.2012 11:57:00

Güneş tutulması,
Orta okulu Yusufelinde okuyordum,tatilde köye geldim.Dönüş tarihim 15 Şubat 1961 günü dönüyordum Yusufeline. Yolda güneş tutuldu.
köyden aşbişene kadar yaya yürüdüm şöşeden arabaya binerim düşündüm. gün boyu tek başıma
yürüdüm hiç bir vasıta gelip geçmedi, Tam ispir-oltu çaylarının kavuşumunda bir kamyon geldi oda artvine gidiyordu ve ben yusufeline kadar yaya yürüdüm akşam namazına vardım gideceğim yere. Aşbişenden su kavaşumu arasında güneş tutulması oldu hiç unutmam çünkü ıssız bir yer yerleşim yok,gelip geçen yok.hep dua ederek yürümüştüm.bugün Köyden dağa yürüyemeyenlere ithaf olunur.
selamlar,




sinan altaş
12.11.2011 20:30:29

aramızda hocamızın yaptığı gibi 50 yıl sonrasını düşünüp günlük tutan varmı




Dr. Ender Altas
7.4.2011 18:55:22

Yıl 1980. Orta 1. sınıf yaz tatili için koydeyim. Su anki amcamın demirci dukkaninin olduğu harman bacasında, rahmetli hocadedemle yan yana dikiliyoruz. Aksam saatleri, mal geliyor. Cebinden bir küçük defter çıkardı.
Bana dönerek dedi ki: bak oglum, bu benim günlüğüm. Her gün tutuyorum.
Ben öldükten sonra acar okursunuz.
Ben de defteri alıp, söyle bir baktıktan sonra geri verdim.
Sanki icine doğmuş gibi veya öleceğini biliyormuş gibi. 10 gün sonra da rahmeti Rahmana kavuştu. Galiba kalp gözü açıktı. ALLAH gani gani rahmet etsin. Âmin...




Osman Çelebi
4.4.2011 10:44:31

esselamü aleyküm
bu kotiklilerle yapılan güreşin bir hatırası vardır ula uşaklar unuttunuz mu?
güreş daşdan emigilin harmanda yapıldı. kotikliler hep yenilince mızıkçılık çıkardılar. kotigin ileri gelen birisi elini elini kaldirıp
"KOTKLİLER HAYDİN "
diye bağırdı. köyü oyle terkettiler. ondan sonra bizim köyde hep yeri gelince "kotikliler haydin" diye espiri yapılır oldu.




Fatih Ağırman (molla)
3.4.2011 21:47:35

Hoca dedemin ilk olarak o dönemde köyün imamı olan Ahmet Çelebi hoca dan ders aldığını biliyorum. Daha sonra farklı yerlerede gittiği ama kimlerden ders aldığı tam olarak bilinmiyor.




eşref altaş
3.4.2011 14:04:13

Faik kolcinin oğlunun sünnet düğününde 02.04.1961 tarihinde yapılan güleşte bütün Kotikliler yıhılmişler, göbek olmuşlar. Zavallı Kotiklilerin 03.04.1961 günü küsgün gitmelerinin sebebi bu galiba. Muammerin anlattığı olay ise gerçekten komik ve enterasan.




Muammer
3.4.2011 00:21:44

Merhum Hocanın 26.01.1961 tarihli günlüğünde dikkati celbeden ve aslında bilmeyenler için komik olması gereken bir haber var"Adları İbrahim olanlar Oltuya gittiler" deniyor.
Merak edenler için araştırdım.Huvakta Molla lakaplı birinin evi veya ambarı yanar.Suçlu aranırken bir çocuk, evi yakanı İnçeye doğru kaçarken gördüğünü ve adının ibrahim olduğunu söyler.Böylece evi İnçelilerin yaktığı şayiası yayılır.İş jandarmaya havale edilir ve işte Hocanın günlüğüne aldığı haberde olduğu gibi köyde adı ibrahim olan ne kadar adam varsa hepsi Oltuya ifadeye çağrılır.Sorgularının ardından yangında İbrahimlerin bir dahli olmadığı anlaşılınca serbest bırakılırlar. Evi de kendi köylerinden birinin yaktığı ortaya çıkar.İşte benim öğrenebildiğim İbrahimlerin hikayesi bu şekilde. Tabi adı İbrahim olup da yaşı da müsait olanların bu hikayeyi etraflıca yazmaları en güzeli.




ahmet ağırman müh
1.4.2011 16:29:29

Özellikle imamlık yapan arkadaşlar HASAN AKTAŞın yorumunu mutlaka okusunlar. YUSUF HOCA olmanın sırları o yorumda. Hasanı ayrıca o yorumundan dolayı tebrik ediyorum




faruk ağırman
1.4.2011 13:08:07

değerli dostlar bu günlükler bundan 50 yıl önce yazılmış ama bugünkü üniversite mezunlarıbile bu uslübü kullanamıyor hocam okadar nazik bir ifade kullanmışki gercekten hayran oldum ayrıca benim dikkatimi bişey cekti 18 02 1961 tarihindeki yapmış olduğu alış verişte 10 lira ödemiş bugünde o aldıkları 10 li ediyor.
ALLAH KENDİSİNE RAHMET EYLESİN




Hasan Aktaş
31.3.2011 18:38:01

Günlükler gerçekten çok ilginç bilgiler içeriyor. Dikkatimi çeken birkaç noktayı belirtmek istiyorum:
1. Yusuf Hoca Allah Kuran için ve çevresindeki insanlar için verdiği emeği nura çevirsin gerçekten çok yönlü bir insan olarak göze çarpıyor. Bu yönü özellikle dikkatimi çekti. Büyük bir dikkat uyanıklığıyla çevresindeki her şeyi takip ediyor. Adeta bir köy imamının sınırlı ve kapanık dünyası değil de aydın bir insanın olayları objektif ve mütecessis bir gözle izleyen tavrını gösteriyor. Eğer şehir ortamlarındaki ilim çevrelerinde ilerleme imkanı olsaymış, herhalde çok daha parlak bir noktaya gelebilirmiş.
2. Hocanın köydeki olayların akışında da merkezi bir konumda olduğunu görüyoruz. Bunların bir kısmı cenazelerin defni ve duası, hastaların okunması, kuran faaliyetleri, cami çevresinde olup bitenler gibi köy imam veya hocasını ilgilendiren şeyler. Fakat hoca bunlarla kalmıyor köydeki hemen bütün olay ve meseleleri takip ediyor. Mesela Oltuya veya başka yerlere gidip gelenler, düğün, nişan, kız isteme-verme gibi olaylar, köye dışardan gelenler, bütün bunlar hocanın gündeminde yer alan çok değişik hadiseler.
3. Hocanın üslubu da zarif bir üslup sayılabilir. İnsanları isimlendirmesi, olayları ifade biçimi çok ölçülü ve seviyeli. Köyün dar ufukları içerisinde yaşayan bir insan, herhalde bundan daha geniş bir ufuk sahibi olamaz.
Bu çalışmaya emek veren arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Bu günlükler acaba hangi yıllara kadar uzanıyor? Bunu merak ediyorum.




rahmi
31.3.2011 15:45:45

eskiden iklim sertti çok kar yağardı derler ya büyüklerimiz... ancak 50 sene öncesine baktığımızda malın yaylıma gittiğini söylüyor muhterem hocamız.. aslında dünya aynı dünya ama yalan dünya..giden her gün ömürden, sermayeden gidiyor




mevlüt akçay
31.3.2011 10:43:51

Bu çalışmalarınızdan dolayı tebrik ediyorum.Rahmetli hocamızın bir yönünü paylaşmak isteri: Köyden tahsil için dışarı gitmiş olan talebeler köye geldiğinde kendisine dağıtılması için verilmiş fitre, zekat gibi paralar var ise o öğrencilere kimse bilmeden verirdi.Bu bilgi duyum değil, bizzat şahitim. Allah Ona ve Onun yolunu devam ettiren tüm ölmüşlerimize rahmetiyle muamele eylesin. Bir de o muhtermlerle iftihar etmek bize yeter mi? Biz o yolda ne yapıyoruz, ne yapabiliriz sorusunu kendimize sorarak üzerinde düşünelim derim.




h.fatih ağırman
31.3.2011 10:32:44

yusuf hocamızın bu derece yetişmesinde ve ona hocalık yapan onu eğiten kişi hakkında bilgisi olan varmı?




Ahmet Ağırman (Müh)
31.3.2011 00:17:23

İNCİ KÖYÜNÜN YAKIN TARİHİ
GERÇEKTEN İLGİ ÇEKİCİ




Musa Akyüz
30.3.2011 23:03:37

Hocamıza Allah rahmet eylesin.Onca imkansızlığa rağmen çok güzel hatıralar bırakmış,doğrusu bizi utandırıyor.Emeği geçen fedakar dostların ellerine sağlık.




zakir
30.3.2011 20:10:26

Bu günlüklerin tutulması çok güzel. Çok ilginç bilgileri de içeriyor.
Bu günlükleri bize bırakan hocamıza Allahtan gani gani rahmet dilerken, bu günlükleri sayfamıza hazırlayan arkadaşlara da teşkkür ediyorum. Ellerinize sağlık.