Kömürcüoğlu Kadir Altaş tarafından uzun yıllardır üzerinde çalışılan kitap nihayet çıktı. Kitap Kömürcüoğlu’nun yazdığı yazılar ve çektiği fotoğraflarla birlikte önsözde de belirtildiği gibi daha önce www.inciköyüm.com sitesinde başka yazarların bazı yazılarını ve fotoğraflarını da içeriyor.
Köyümüz Kültürümüz adıyla çıkan bu kitap uzun bir emeğin, dikkatli ve her şeyi kaydeden bir hafızanın, delik bir kulağın ve ısrarlı bir merakın ortaya çıkardığı bir çalışmadır. Kömürcüoğlu’nun gayretine, arzusuna, ısrarına, bir eser bırakma ahdini takip edişine yakından tanık oldum. Onun bu ısrar ve gayreti olmasaydı geçmişten geleceğe onlarca hatırayı, kültür unsurunu, kaydı, bir araya getirmek çok kolay olmazdı. Böylesine kapsamlı bir eseri hazırlamak büyük bir emek, sabır ve fedakârlık gerektirir. Köyün hafızasını diri tutmak için yapılan araştırmalar, derlenen hatıralar, seçilen yazılar, kayda geçirilen isimler ve anlatılar Kömürcüoğlu’nun köyüne duyduğu sevginin açık bir göstergesidir.

Kömürcüoğlu yaşadıklarını, duyduklarını, gördüklerini canlı bir şekilde anlatarak yaşadığı köyünü hayırla yâd eden bir gönül insanıdır. Yaşanmışlıkları anlatırken bir yandan bilgi verirken diğer yandan bir ruh aktarıyor. Her birimiz hikâyenin parçası olduğumuzu okurken anlıyoruz. Bu sayede okuyan herkes kendisini dışarıdan bir gözlemci gibi görmeyecektir, köyün içinde ilgili olayı yaşayan biri olacak, eski zamanların sıcaklığını, samimiyetini ve insan ilişkilerindeki derinliği hissedecektir.

Bugün modernleşmenin etkisiyle hızla değişen sosyal yaşam içerisinde köy kültürü de yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmaktadır. Bu eser kaybolmaya başlayan o büyük kültürel birikimi satır satır koruma altına alıyor.
Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri köyün coğrafi yapısından tarihine, nüfus kayıtlarından sülalelerine kadar birçok bilgiyi ayrıntılı biçimde ele almasıdır. Tahrir defterlerine dayanan nüfus bilgileri, köyün geçmişine dair önemli tarihî veriler sunuyor; sülaleler bölümü aile yapısının ve toplumsal bağların nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle eserin tarihî bir kaynak özelliği taşıdığını da rahatlıkla söyleyebilirim.
Kitapta köy hayatının ekonomik yönü de meslekler ve günlük yaşam üzerinden ele alınıyor. Ağaç kömürü imalatı -ki Kömürcüoğlu mahlası buradan gelmektedir-, kehribar ocakları, rençberlik, hayvancılık ve geleneksel el sanatları gibi geçim kaynakları anlatılırken okuyucu adeta o dönemin üretim hayatına tanıklık ediyor. Özellikle bugün artık unutulmaya başlayan mesleklerin ayrıntılı şekilde aktarılması, demircilerden marangoz ustalarına, semer ustalarından değirmen ustalarına kadar pek çok zanaatkârın anılması, köyümüzde emeğe yani alın terine dayalı bir üretim biçimi olduğunu yansıtıyor. Bu gösteriyor ki esasen köy demek toprak ve emek demektir.
Eserde kültürel yaşam da oldukça geniş yer buluyor. Bayram gelenekleri, herfeneler, seyire gitmeler, dağ günleri, hıdırellez kutlamaları, çocuk oyunları ve toplumsal dayanışma örnekleri kitabın en sıcak bölümleri arasında yer alıyor. Özellikle eski bayramların anlatıldığı bölümlerde insan, kaybolan komşuluk ilişkilerini ve geçmişin samimiyetini derinden hissediyor. Okuyan herkes görecektir ki biz hep birlikte pek çok şeyi paylaşmış, aynı sofralardan yemiş, birlikte eğlenmiş, birlikte oynamış, birlikte büyümüşüz.
Kitabın en kıymetli taraflarından biri benim kanaatime göre pek renkli insan hikâyeleridir. Köyde iz bırakmış hocalar, ustalar, pehlivanlar, hayır sahipleri ve unutulmayan şahsiyetler rikkatli bir yaklaşım, dikkatli bir dil ve büyük bir vefa duygusuyla anlatılmıştır. Özellikle Yusuf Altaş Hoca, İbrahim Altaş, Ali Ağırman, Hasan Çelebi, İbrahim Akçay hocalar ve diğer dinî şahsiyetlerle ilgili bölümler; ilmin, ahlâkın ve insan yetiştirmenin köyümüzdeki karşılığını göstermesi bakımından son derece değerlidir. Bu yönüyle eser, köyümüzün bariz vasıflarından biri olan manevi kültürümüzü de aşikâr etmektedir.
“Köyümüz Kültürümüz”, özellikle genç nesiller açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü günümüzde birçok genç dedelerinin ve ninelerinin nasıl bir hayat yaşadığını yeterince bilmiyor. Bu eser, geçmiş kuşakların emek dolu yaşamını, dayanışmasını ve mücadele ruhunu yeni nesillere aktararak önemli bir köprü görevi görüyor. Aidiyet duygusunu güçlendiriyor ve insanın kendi köklerini tanımasının ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor.
Sonuç olarak “Köyümüz Kültürümüz” geçmişe duyulan saygının, kültüre sahip çıkmanın ve vefa duygusunun güçlü bir örneğidir. Bu eser eminim ki okuyan herkesi kendi çocukluğuna, kendi köyüne ve kendi hatıralarına doğru uzun bir yolculuğa çıkaracaktır.
Yıllar sonra bile değerini kaybetmeyecek olan bu çalışma için Kömürcüoğlu’na teşekkür ederiz. Elleri dert görmesin. Allah sağlık sıhhat afiyet versin. Kitabı gelecek nesillere bırakılmış kıymetli bir kültür emaneti olarak hep okunmaya devam edilecektir.
![]()
Bir yorum yazın