ÇELEBİ

Küçük yaşta aşık olmuştu kağıda,
Ümmi olsa da meraklıydı yazıya.
Dayısından aldığı hıfzın yolunda,
Gurbete revan oldu Hafız ÇELEBİ.
Kıraat ilmi için vardı medreseye,
Hastalık düçar olmuştu kendisine.
İmkansızlıklar içinde şifa peşinde,
Koşturup durdu Garip ÇELEBİ
Arıyordu içindeki aşkın izini daima,
Rehber olacak yoktu ona bu yolda.
Merakla bakarken bir mezar taşına,
Mermercinin dikkatini çekti ÇELEBİ.
Zorla da olsa ulaşmıştı hocasına,
Başlamıştı meşke büyük bir aşkla.
Rabbi Yessir ile çıkılan bu yolda,
İki yıl aynı dersi yazdı ÇELEBİ.
Kolayı seçmedi, zoru hep sevdi,
Her geçen gün ilminde ilerledi.
Hamit Hocanın yüksek tensibi,
Hattı icazetini almıştı ÇELEBİ.
Talep edeni hiç boş çevirmezdi,
Aşkla gelene nerelisin demezdi.
Ücret değil, sadece sebat isterdi,
Öğretmeyi severdi Üstad Çelebi.
Daima en güzelini yazdı, yazdırdı,
Hatada ölçüsü pirenin bacağıydı.
Hat sanatı onunla zirveye vardı,
Bu dünyaya imzasını attı ÇELEBİ.
Birçok ülkede vardır talebesi,
Sevilir bu camiada, başkadır yeri.
Onlarca ödül bunun nişanesi,
Reisül Hattatin oldu ÇELEBİ.
Eli cömert, gönlü pek yüceydi,
Akrabayı, yetimi hep gözetti.
İyiliği emreder, infakı severdi,
Gönüllere dokunurdu ÇELEBİ.
Soğuk bir şubat günü geldi haberi,
Bitmişti bu dünyada artık görevi.
Üzmüştü sevenlerini, onun eceli,
Dua ve gözyaşıyla uğurlandı ÇELEBİ

Mustafa KAYA 06-03-2025/07-03-2025