Etrafında sıra dağlar,
Şirin bir yer İnci Köyüm
Dere boyu sular çağlar;
Coşar gider İnci Köyüm
Akdağın çekilmez nazı;
Serin geçer uzun yazı.
Pus bürünür bazı bazı.
Rüzgâr eser İnci Köyüm
Çemenli Yar keçi güder,
Dikenli Gözeye gider.
Bökülüden sırta kadar,
Davar çıkar İnci Köyüm
Çık Musanın Çukurundan,
Anzavel görünür ordan.
Turna sesleri Göl Yerden,
Manzaradır İnci Köyüm
Hığerin suyundan ictim,
Yukarı Köşmeke geçtim.
Kızıllarda ekin biçtim,
Gözden geçer İnci Köyüm
Sarı çamlar gür saçların,
Mor sümbülü yamaçların
Gözelerden güzyaşların
Hasret akar İnci Köyüm
Hüsüpensin havası var,
Masırikin davası var.
Kurdun kuşun yuvası var.
Bambaşka yer İnci Köyüm.
Yokuşun başından çıktım,
Güynesten Çataka baktım,
Ganni Pulda ateş yaktım;
Mısır bekler İnci Köyüm
Çok ıssız Tarmutun düzler;
Sanki bir tarihi gizler.
Mezar taşı, belli izler;
Böyle kader İnci Köyüm
Sislidir Aslanın Pulu.
Meşeli Parmakın kolu.
Yezın eksik olmaz dolu
Uzar gider İnci Köyüm
Çisimeti unutmadım,
Dolaşırken adım adım,
Bir zamanlar hodağıdım
Ezel bahar İnci Köyüm
Arkamızda Hanın Başı,
Durur Çırtıgile karşı.
Bir efsanedir Cin Taşı,
Kalmış eser İnci Köyüm
Büyük Harsın önü Gezor,
Orda, dana gütmek ne zor!
Aynı neşe, aynı huzur;
Çokmuş meğer İnci Köyüm
Tavuk Pinleri, Üşüler,
Aylığın Kuzey, Karşılar;
Bu yollar Dik Taşa gider,
Teker teker İnci Köyüm
Engindir laleli boyun
Hayranıyım kara suyun
Yatağında içtim çayın
Cana değer İnci Köyüm
Cennet Nenenin Çayırı,
Deve Boyunu, bayırı,
Kamışlı Parmak ayarı…
Yokuşun zor İnci Köyüm
At Meydanı neşe katar,
Daim guguk kuşu öter.
Çobanın ateşi tüter,
Yağmur yağar İnci Köyüm
Çağırdılar beni ete,
Aldım katmer,peynir,kete.
Yaya çıktım ziyarete,
Kebap yiyer İnci Köyüm
Der ismail methin yazdım,
Sanma ki ben senden bezdim!
Hamdolsun her yanın gezdim.
Ayrılık var İnci Köyüm.
ismail çelik